Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, fintek alanındaki büyümeyi desteklemeye devam ediyor. Tam Finans Mobil’in Dijital Ürün Yönetimi Direktörü Emirhan Gökalp, Türkiye’nin dijital finans yolculuğunda regülasyonların hem fırsat hem de zorluk yarattığına dikkat çekerek süreci değerlendirdi. Yapay zekanın fintek sektörünün DNA’sı olacağını öne sürdü. İSTANBUL — Global finans teknolojileri (fintek) sektörü, 2025’in ilk yarısında…
Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, fintek alanındaki büyümeyi desteklemeye devam ediyor. Tam Finans Mobil’in Dijital Ürün Yönetimi Direktörü Emirhan Gökalp, Türkiye’nin dijital finans yolculuğunda regülasyonların hem fırsat hem de zorluk yarattığına dikkat çekerek süreci değerlendirdi. Yapay zekanın fintek sektörünün DNA’sı olacağını öne sürdü.
İSTANBUL — Global finans teknolojileri (fintek) sektörü, 2025’in ilk yarısında dijital varlıklar ve para birimlerine yapılan 8,4 milyar dolarlık yatırımla yeni bir döneme girdi. Dijital finansın sadece gelecek değil, bugünün gerçeği haline geldiği bu dönemde, Türk fintek ekosistemi de stratejik bir adaptasyon süreci yaşıyor. Küresel sermaye özellikle gömülü finans, yapay zeka destekli skorlama ve mobil KOBİ çözümlerine yönelirken, Türkiye’deki fintek profesyonelleri bu rüzgarı fırsata çeviriyor. Emirhan Gökalp, fintek sektörüne dair değerlendirmelerini paylaştı.
“Türkiye fintek ekosistemi son 10 yılda muazzam yol katetti”
KPMG Türkiye ve Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği (FINTR) işbirliğiyle hazırlanan Türkiye Fintech Araştırması 2024’e katılan fintek şirketlerinin %53’ü dijital ödeme hizmetleri sunarken, %19’u dijital kredi hizmetleriyle sektöre katkıda bulunuyor. Güçlü girişimcilik ekosistemi, dijital dönüşümün hızla benimsenmesi ve genç nüfusu sayesinde önemli bir potansiyel barındırıyor. Batı Avrupa, Türkiye fintek ekosisteminin en çok hedeflediği bölge olurken (%40), onu Ortadoğu (%23) ve Doğu Avrupa (%19) takip ediyor.
Türkiye’de dijital finansın erken döneminde hayata geçirilen yenilikçi bir şubesiz bankacılık modelinin ürün geliştirme ve müşteri deneyimi tasarımındaki çalışmalar, bugün sektör genelinde referans alınan uygulamalara dönüştü. Bu dönüşümde aktif rol oynayan Emirhan Gökalp’in katkıları, yerli fintek ekosisteminde hızlı büyüme ve müşteri odaklı dijital tasarımın mümkün olabileceğini gösteren önemli bir örnek oluşturdu.
Dijital bankacılık ve fintek ürün yönetimi konusunda uzmanlaşan Emirhan Gökalp, Türkiye’nin fintek yolculuğunu şöyle değerlendirdi: “Türkiye fintek ekosistemi son 10 yılda muazzam yol katetti. 2014’te ilk şubesiz dijital bankanın çekirdek ekibinde yer aldığımda, dijital müşteri olma süreci bile yoktu – her müşteri için şube onayı gerekiyordu. Bugün tamamen dijital olarak hesap açılışı yapılıyor ve dakikalar içinde kredi onayı verilebiliyor. Regülasyon iki yönlü bir kılıç: Bir yandan güven ve istikrar sağlıyor, öte yandan hız konusunda zorluyor. Bir fintek lideri olarak müşteri tanıma, kara para aklamayı önleme ve dolandırıcılık tespit süreçlerini kurarken bunu bizzat yaşadım. Bununla birlikte Türkiye’nin önemli bir avantajı var: Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kuruluşu ve Merkez Bankası dijital dönüşümü destekleyen bir yaklaşım sergiliyor. Açık bankacılık altyapısı ve dijital kimlik sistemleri bunun somut örnekleri. Yine de önümüzde kat etmemiz gereken uzun bir yol var – özellikle API standartları ve veri paylaşımı konularında” dedi.
“40 yaş altı nüfusun mobil bankacılığa adaptasyonu yüksek”
Yeni kurulan fintek şirketiyle İTÜ Future Engineers Summit 2025’e sponsor olarak gençleri de desteklediklerini açıklayan Dijital Ürün Yönetimi Direktörü Emirhan Gökalp, Türkiye’nin fintek alanındaki üç avantajını şöyle sıraladı: “Birincisi, 3 milyonun üzerindeki KOBİ’nin yaşadığı finansman açığı. İkincisi, Türkiye’de 40 yaş altı nüfusun mobil finansal işlemlere yüksek adaptasyonu. Türkiye’nin ilk şubesiz bankasında milyonlarca müşteriye ulaşmamız bunu kanıtladı. Üçüncüsü ise katlanarak büyüyen e-ticaret hacmi. Her e-ticaret sitesi artık potansiyel bir finans platformu. BNPL (şimdi al sonra öde), ödeme geçitleri ve gömülü finans için büyük fırsatlar var” ifadelerini kullandı.
“Yapay zeka, tüm sürecin DNA’sı olacak”
Fintek sektörünün önümüzdeki 5 yıllık evrimindeki değişim parametrelerini özetleyen Emirhan Gökalp üç temel değişime dikkat çekti: “Birincisi, görünmez bankacılık dönemi başlayacak. Finansal hizmetler banka uygulamalarından çıkıp kullandığımız her platformun içine girecek, e-ticaret sitelerinden sağlık uygulamalarına kadar her yerde gömülü finans göreceğiz.
İkincisi, yapay zeka sadece bir özellik değil, kredi skorlamasından risk yönetimine kadar tüm sürecin DNA’sı olacak. Üçüncüsü ise, hızlı inovasyonu katı düzenlemelerle dengelemek için RegTech (Düzenleyici Teknoloji) yükselecek” diyerek sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Finansal ekosistemin geleceği, güçlü API standartlarıyla desteklenen şeffaf veri paylaşımı, yapay zeka ile güçlenen ancak güvenlik ve etik riskleri doğru yönetilen skorlamalar ve RegTech alanında düzenleme-inovasyon dengesinin hassas korunması üzerine kurulu. Kurumlar, açık mimariler ve uyumlaştırılmış API protokolleri sayesinde birlikte çalışabilirliği artırırken; yapay zekaya dayalı karar mekanizmalarının adil, açıklanabilir ve denetlenebilir olmasını garanti etmeli. Başta KOBİ’ler olmak üzere, bu yaklaşım hem regülasyonların amacına ulaşmasını hem de sektörün sağlıklı inovasyon kapasitesini korumasını mümkün kılacaktır. Çünkü Türkiye’de mikro-KOBİ’ler ekonominin omurgası ama en ihmal edilen segment. Oysa Türk ekonomisinin temelini oluşturuyor ve istihdamın büyük kısmını sağlayarak yerel ekonomileri ayakta tutuyor.”
Reklam & İşbirliği: [email protected]