Kuzey Koreli bilişimciler, sahte kimliklerle şirketlere sızarak siber suçlar işliyor ve nükleer programı finanse ediyor. Küresel tehdit büyüyor.
Kuzey Koreli bilişimciler, sahte kimlikler ve yapay zeka destekli taktiklerle uluslararası şirketlere sızarak siber suçlar işliyor. Bu bilişimciler, veri sızdırma, kripto para hırsızlığı ve fidye yazılımı gibi faaliyetlerle Kuzey Kore’nin nükleer silah ve balistik füze programlarına yılda 250 ila 600 milyon dolar finansman sağlıyor. Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları altındaki Pyongyang yönetimi için kritik bir gelir kaynağı olan bu yöntem, 31 Temmuz’da birçok ülkenin ortak açıklamasıyla küresel gündeme taşındı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) raporlarına göre, 100 binden fazla Kuzey Koreli işçi yaklaşık 40 ülkede çalışıyor. Bu işçiler terzilik, inşaat ve bilgi teknolojileri gibi çeşitli alanlarda elde ettikleri gelirleri Kuzey Kore hükümetine aktarıyor. Bilişim sektöründeki çalışanlar, özellikle yüksek kazanç potansiyeli ve uzaktan çalışma imkanları nedeniyle öne çıkıyor.
Kuzey Koreli bilişimciler, iş bulma sitelerinde sahte profiller oluşturuyor ve mülakatlarda yapay zekadan faydalanıyor. İş buldukları ülkelerde yerel “aracılar”ın adreslerini ve banka hesaplarını kullanıyorlar. CNN televizyonunun araştırmasına göre, bazı aracılar çok sayıda Kuzey Koreliye yardımcı olarak “laptop çiftlikleri” kuruyor.
Çoğunlukla Kuzey Kore, Çin, Rusya, Güneydoğu Asya ve Afrika ülkelerinde ikamet eden bu bilişimciler, yurt dışından çalıştıklarını gizlemek için VPN ve uzaktan masaüstü yazılımları gibi araçlardan faydalanıyor. Kimliklerini gizlemek ve operasyonlarını genişletmek amacıyla diğer ülke vatandaşlarını taklit etme gibi sofistike yöntemlere başvuruyorlar.
ABD merkezli siber güvenlik şirketi DTEX Systems’tan Michael Barnhart, bu kişilerin yaptırımları aşarak Kuzey Kore rejiminin silah programını finanse ettiğini belirtiyor. Barnhart, bilişimcilerin şirket içi fikri mülkiyeti çaldığını, şantaj yaptığını ve fidye yazılımı yerleştirdiğini ifade etti. Sağlık sektörü, büyük iş gücü ve hassas bilgilere erişim nedeniyle sıkça hedefleniyor.
ABD, Japonya, Güney Kore ve birçok Avrupa ülkesi dahil 11 ülke, 31 Temmuz’da yayımladığı ortak açıklamayla Kuzey Kore’nin bilişimciler aracılığıyla yürüttüğü bu faaliyetleri kınadı. Hükümetler ek yaptırımlar ve yasal tedbirlerle bu kazanç sağlama yöntemlerini engellemeye çalışıyor.
Şirketler de önlemlerini sıkılaştırıyor. Amazon’un Baş Güvenlik Sorumlusu Stephen Schmidt, Aralık 2025’teki bir sosyal medya paylaşımında, Nisan 2024’ten itibaren Kuzey Koreli olduğundan şüphelenilen 1800 iş başvurusunu reddettiklerini duyurdu. Bu durum, mevcut doğrulama yöntemlerindeki eksiklikleri ortaya koyuyor.
Güney Kore merkezli PSCORE’un Mart 2025 tarihli raporu, Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının zorlu koşullar altında çalıştığını gösteriyor. Genç yaşlardan itibaren bu doğrultuda yetiştirilen bilişimciler, günde 10 saatten fazla ve sıkı gözetim altında mesai yapıyor. Hareketleri kısıtlanıyor ve kurallara uymayanlar psikolojik veya fiziksel baskıya maruz kalıyor.
Adı “Jin-su” olarak sansürlenen bir Kuzey Koreli bilişimci, Ağustos 2025’te BBC’ye verdiği röportajda kimliğini gizleyerek Batılı şirketlerde çalıştığını itiraf etti. Jin-su, aylık en az 5 bin dolar kazandığını ancak bu gelirin yüzde 85’ini Pyongyang hükümetine gönderdiğini dile getirdi. “Kaderimize razı olduk” diyen Jin-su, bu durumun Kuzey Kore’deki yaşamdan daha iyi olduğunu belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]