Görünmez Şiddetin Gölgesinde Boşanmak | Avukat Aydın Aydar Anlattı İstanbul – Boşanma davaları doğası gereği zordur. Ancak masanın karşı tarafında narsistik özellikler gösteren, manipülatif ve gerçekliği bükme konusunda usta bir eş varsa, bu süreç bir hukuk davasından çıkıp, psikolojik bir satranç oyununa dönüşür. Fiziksel şiddetin kanıtlanması nispeten kolayken, ruhu yavaş yavaş çürüten “gaslighting” (psikolojik manipülasyon),…
İstanbul – Boşanma davaları doğası gereği zordur. Ancak masanın karşı tarafında narsistik özellikler gösteren, manipülatif ve gerçekliği bükme konusunda usta bir eş varsa, bu süreç bir hukuk davasından çıkıp, psikolojik bir satranç oyununa dönüşür. Fiziksel şiddetin kanıtlanması nispeten kolayken, ruhu yavaş yavaş çürüten “gaslighting” (psikolojik manipülasyon), aşağılama ve ekonomik şiddetin mahkeme salonlarında ispatı, avukatlar için de müvekkiller için de en büyük meydan okumadır.
Meslekte 35 yılı geride bırakan ve özellikle boşanma davalarındaki stratejileriyle tanınan Boşanma Avukatı Aydın Aydar, narsistik ve manipülatif eşlerle yürütülen boşanma süreçlerinin “karanlık yüzünü” sitemiz için araladı. Aydın Aydar, mağdurların bu zorlu süreçten sadece hukuki zaferle değil, akıl sağlıklarını koruyarak nasıl çıkabileceklerinin yol haritasını çizdi.
Avukat Aydın Aydar, ofisine gelen müvekkillerde gördüğü en belirgin özelliğin “kendinden şüphe etme” hali olduğunu belirtiyor.
“Manipülatif bir evlilikten çıkan kişi, genellikle neyin gerçek neyin kurgu olduğunu ayırt edemez haldedir,” diyen Avukat Aydın Aydar, durumu şöyle analiz ediyor: “Müvekkil gelir ve ‘Eşim beni dövmedi ama ben ölü gibi hissediyorum’ der. İşte burada ‘psikolojik şiddet’ devreye girer. Hukuk sistemimiz, fiziksel şiddeti (darp raporuyla) hemen tanır. Ancak sistematik aşağılamayı, sürekli eleştiriyi, sosyal izolasyonu veya ‘sen delisin’ diyerek yapılan gaslighting’i ispatlamak, cerrah titizliği gerektiren bir hukuki hazırlık ister.”
Boşanma Avukatı Aydın Aydar, bu noktada ispat stratejisini şöyle açıklıyor: “Biz bu davalarda ‘olay örgüsü’ kurarız. Tek bir hakaret mesajı yetmez. Sistematik bir baskı olduğunu kanıtlamak için geriye dönük dijital kayıtlar, tanık beyanları, psikolog raporları ve hatta harcama dökümleriyle bir ‘şiddet haritası’ çıkarırız. Hâkime, müvekkilin ruhundaki morlukları, delillerle görünür kılmak zorundayız.”
Narsistik kişilerin en büyük silahı, dış dünyaya karşı oynadıkları “mükemmel eş/baba/anne” rolüdür. Avukat Aydın Aydar, bu kişilerin mahkeme salonlarında sergiledikleri performansa dikkat çekiyor.
“Bu kişiler inanılmaz derecede ikna edicidir,” diyor Aydın Aydar ve ekliyor: “Duruşmaya gelirler; son derece saygılı, sakin, mağdur rolünü oynayan, hatta eşinin ‘ruhsal dengesizliğinden’ endişe eden bir profil çizerler. Hâkimler insan sarrafıdır ama onlar bile ilk celsede bu ‘maske’ye aldanabilirler. Bizim görevimiz, o maskeyi hukuki hamlelerle düşürmektir. Bu kişiler, kontrolü kaybettiklerinde gerçek yüzlerini gösterirler. Stratejimiz, duruşma esnasında veya dilekçelerimizde, onların çelişkilerini yüzlerine vurarak o sakin maskeyi düşürmek ve gerçek saldırgan kimliği tutanaklara geçirmektir.”
Manipülatif boşanmaların en acımasız cephesi ekonomidir. Avukat Aydın Aydar, bu tür eşlerin boşanma sinyalini aldıkları anda mal varlıklarını gizleme konusunda profesyonelce hareket ettiklerini vurguluyor.
“Narsist için para, bir güvenlik aracı değil, bir güç ve kontrol aracıdır,” diyen Aydar, karşılaştığı vakaları şöyle özetliyor: “Yıllarca birikim yapılan hesapların bir gecede boşaltıldığına, şirketlerin zarar etmiş gibi gösterildiğine, gayrimenkullerin akrabaların üzerine devredildiğine şahit oluyoruz. Eşini ‘beş parasız bırakarak’ süründürmek, onlar için bir cezalandırma yöntemidir. Bu noktada biz, sadece avukat gibi değil, bir dedektif ve mali müşavir gibi çalışırız. Banka hareketleri, tapu kayıtları, kredi kartı ekstreleri ve şirket bilançoları üzerinde yaptığımız ‘iz sürme’ çalışmalarıyla, buharlaştırılmaya çalışılan mal varlığını tespit eder ve ‘ihtiyati tedbir’ kararlarıyla koruma altına alırız.”
Dosyanın en can yakıcı kısmı ise çocukların bir silah olarak kullanılmasıdır. Aydar, narsistik ebeveynlerin çocukları “taraf tutmaya” zorladığını ve diğer ebeveyni “şeytanlaştırdığını” belirtiyor.
Aydar’ın bu konudaki uyarısı çok net: “Buna literatürde ‘Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu’ diyoruz. Manipülatif eş, çocuğa sürekli ‘Annen/Baban seni sevmiyor, bizi terk etti, o kötü biri’ diyerek çocuğun beynini yıkar. Çocuk, diğer ebeveyne düşman kesilir. Bu, çocuğa yapılabilecek en ağır istismardır. Velayet davalarında pedagog görüşmeleri bu yüzden hayati önem taşır. Biz mahkemeden, çocuğun bu manipülasyon altında olduğunu tespit edecek uzman raporları talep ederiz. Çünkü amaç velayeti almak değil, çocuğu o zehirli ortamdan kurtarmaktır.”
Peki, böyle bir eşle boşanma sürecinde olanlar ne yapmalı? Avukat Aydın Aydar, 35 yıllık tecrübesine dayanarak şu hayati tavsiyelerde bulunuyor:
En iyi boşanma avukatı, sözlerini şu çarpıcı mesajla tamamlıyor: “Narsistik bir eşten boşanmak, sadece bir medeni hal değişikliği değildir; bu, bir hayatta kalma mücadelesidir. Doğru strateji, güçlü bir hukuki destek ve sağlam bir psikolojiyle bu tünelden çıkmak mümkündür. Tünelin sonunda sizi bekleyen şey ise paha biçilemez: Özgürlüğünüz.”
Avukat Aydın Aydar | Boşanma Avukatı İstanbul
Süleyman Demirel Bulvarı Mall of İstanbul Residance, A Blok No:50, 34490 Başakşehir/İstanbul
+905323345992
Reklam & İşbirliği: [email protected]